|
|
11 Eylül 2009
27 Ağustos 2009
FIRINDA KABAK (YUNAN USULÜ)
Sebze yemeyi çok seviyorum ve her gün sebze yemezsem de kötü hissediyorum. Ama mevsim sebzeleri sınırlı olunca hep aynı tarifleri yapmaktan da sıkılıyor insan. Ben de çok sevdiğim yaz sebzeleri için başka nasıl tarifler bulabilirim diye bakarken aklıma Yunanistan’a gittiğimde aldığım yemek kitabı geldi. Genelde çok benzer damak tatlarımız olduğundan, coğrafya gereği aynı sebze meyveleri kullandığımızdan pek çok tarif buldum. İlk olarak denediğim bu oldu. Gerçi malzemeyi biraz bol tutunca tepsiye koyma şeklim oradakinden biraz farklı oldu, bir de tarifte olmayan dereotunu ekledim.
Malzemeler
1 kilo kabak
2 domates
5-6 dal nane
3-4 dal dereotu
4 diş sarımsak
Bir kase ufalanmış beyaz peynir
Kızartma için yağ
Tuz-karabiber
Kabakları boylamasına kesiyoruz. Benim gözüme çok uzun geldiği için ortadan ikiye de böldüm. Kabakları hafifçe kızartıyoruz. Kızarmış kabakları bir fırın kabına alıp, üstüne rendelenmiş domates, kıyılmış sarımsak, doğranmış nane ve dereotunu döküyoruz. Benim kabaklar çok olduğu için, tüm sos üstte kalmasın diye, her ne kadar aradan aşağılara inecek olsa da, malzemelerin bir kısmını (peynir dahil) döktükten sonra hafifçe karıştırdım. Gerisini üstüne döktüm. Beyaz peyniri de üstüne koyuyoruz ve orta ısıda bir fırında yarım saat kadar pişiriyoruz. En üste çokça nane yaprağı koymuşum, onlar kurumuş tabii. Resimde de gözüküyor. Yani otları önce koyup domatesi üstüne dökmek daha iyi olabilir.
Sıcak veya soğuk servis edilebiliyor. Hafif ve farklı bir yaz yemeği oluyor.
Bu arada kırmızı biberlerin de tam zamanı. Kaçırmayın derim. Ben ocakta değil fırında közlüyorum. İşi epey kolaylaştırıyor. Soyduktan sonra zeytinyağı, sirke, bol sarımsak, tuz ve karabiberle yaptığım sosu da üzerine döküyorum. Tam en etli ve en tatlı oldukları zaman. Alternatif bir salata olarak sofraya koymak lazım.
Herkese afiyet olsun
20 Ağustos 2009
PRENSES TATLISI
Bu tatlı pek çok yerde karşınıza çıkabilir. Fakat tarifleri hep farklı farklı. Bir arkadaşımızın evinde yemiştik, kardeşim askere gitmeden önce benden isteyince verilen tarifi denedim ama tutmadı. Sonra internette tarifler aradım, birkaç kez daha denedim ama ya sosu ya muhallebisi tutmuyordu. Çeşitli denemelerden sonra, kendi çıkarımlarımı da katarak tarifi tutturmayı başardım. Kardeşim askerden izne geldiğinde yaptım. Hepimiz çok beğenerek yedik. Yazın sütlü tatlıları daha çok tercih edenlerdenseniz bu tarifi deneyin derim. Tabii yazın yiyince muhtemelen kışın da canınız isteyecek ve yapacaksınız :)
Malzemeler:
Muhallebi için
1 litre süt
1 su bardağı şeker
2 yemek kaşığı tepeleme un
2 yemek kaşığı buğday nişastası
1 yumurta
1 paket vanilin
1 kaşık margarin
Sos için
1 paket hazır toz çikolata sosu
2,5 su bardağı süt
40 gram(yarım paket) bitter çikolata
Muhallebi için margarin hariç tüm malzemeyi tencereyi alıp karıştırıyoruz. Bir çırpma teliyle malzemeleri iyice karıştırdıktan sonra muhallebiyi kısık ateşte sürekli karıştırarak pişiriyoruz. Isınmaya başladığında bir kaşık margarini de ekliyoruz. Muhallebi pişip kıvamını alınca altını kapıyoruz ve mikserle birkaç dakika çırpıyoruz. Bir cam kaba muhallebiyi döküp buzdolabına koyuyoruz.
Sos için, hazır paketleri kullandım. Sosu paketteki tarife göre, 2,5 bardak sütle karıştırarak pişirdim. Sos ısınmaya başladığında içine bitter çikolatayı parçalayıp ekledim ve karıştırmaya devam ettim. Muhallebi dolapta biraz soğuduktan sonra sosu yapmaya başlasanız daha iyi olur. İkisi de sıcakken birbirlerine karışabilir az da olsa. Sos pişince, ara sıra karıştırarak birkaç dakika soğutup muhallebinin üstüne dökün.
Buzdolabına koyun. Tabii buzdolabında bir gece veya bir gün beklemesi en iyi sonucu verir ama daha kısa zaman için yapmaya karar verdiyseniz en azından 3 saat kadar soğumasında fayda var. Üstünü fındık, fıstık, ceviz, Hindistan cevizi gibi şeylerle süsleyebilirsiniz. Soğuyan tatlıyı kesip spatulayla tabaklara aktararak dilim dilim servis yapın. Kare veya dikdörtgen bir kap kullanırsanız, kare dilimler kesmeniz servis açısında kolaylık sağlar. Yuvarlak bir kaptan servis yapamayabilirsiniz, muhallebi ne kadar soğusa da yumuşak kalıyor.
29 Haziran 2009
EN PRATİK PROFİTEROLLÜ PASTA
Profiterollü pastayı çok severim ama çok az yer güzel yapar. Her zaman da oralara gidip almak mümkün olmuyor. Kendin yapmak en iyi çözüm gibi geliyor. Ama pasta tabanı yapmak, profiterol toplarını, kremasını yapmak, içlerini doldurmak, sosunu ve pastanın kremasını hazırlamak gibi bir dizi iş gerekince bu da çok kolay gözükmüyor. Bunların hepsini yapmak epey meşakkatli. Ben de en pratik yoldan, tam da istediğim gibi olacak bir pasta hazırlamaya karar verdim. Bütün malzemeler hazır. Yalnızca birleştirmek ve damak zevkinize göre ayarlamak kalıyor size. Ben yaptım, çok memnun kaldın sonucundan. Yiyenler de epey beğendiler. Hem de hiç zaman harcamadan :)
Malzemeler
Hazır kakaolu pasta tabanı (3 katlı kullandım, 2 katlılar da olur)
2 poşet krem şanti
2 çay bardağı süt
1 kilo profiteröl (sosuyla toplarını ayrı koydurun)
1 bardak kabuksuz Antep fıstığı
Tabii bu malzemelerle pastanın nasıl yapılacağını anlamak için tarife pek gerek yok sanırım :) Ben profiterolü Carrefour’un pastan bölümünden alıyorum. Hem fiyatı uygun, hem tadı çok güzel hem de artık neredeyse hiçbir yerde yapılmayan bir şeyi yapıp, toplarla sosu ayrı kaplarda tutup, satarken birleştiriyorlar. Eskiden her yerde böyleydi. “Sosunu biraz bol koyun” derdik. Şimdi her yer hazır satıyor. Ama tabii her bölgede böyle yerler, belki mahallenin pastanesi bile olabilir.
3 katlı pasta tabanı kullandım ama bir katı o kadar inceydi ki ayırmak epey zor oldu. İki katlı da kullanabilirsiniz. İki poşet krem şantiyi iki çay bardağı sütle çırpıp buzdolabına koyuyoruz. Pasta tabanını servis tabağımıza koyup sütle ıslatıyoruz (her katı sütle ıslatacağız). Üstüne krem şanti sürüp, profiterol toplarını rastgele yerleştirdikten sonra üstünü tamamen kaplayacak şekilde sosundan döküyoruz. Ben profiterolde Antep fıstığına bayılırım. Bunun için soyulmuş Antep fıstığını bir süre suda bekletip, üstündeki kabukları rahatça çıkarabilirsiniz (tabii suda bekleyince tuzu da gidiyor). Üstüne biraz Antep fıstığı serpiştriyoruz. İkinci kata da krem şanti sürüp üstüne biraz Antep fıstığı serpiştirip biraz da sostan gezdiriyoruz. İki katlı pasta tabanı kullanıyorsanız bu aşamayı atlıyorsunuz tabii. Son katı da koyuyoruz. Üstünü krem şantiyle kaplıyoruz. Etrafına da yettiği kadar krem şanti sürüyoruz. Profiteroller biraz kalın bir kat yarattığı için tamamen kapatmaya çalışmaya gerek yok. Pastanın üstüne kekin çevresini kaplayacak şekilde profiterol toplarını diziyoruz ve çikolata sosuyla tamamen kaplıyoruz. Sosun kenarlardan akmasına izin verin. Çok düzenli değil de kenarlardan akan sos görüntüsü daha çekici oluyor. Yine Antep fıstığıyla biraz süslüyoruz ve dolaba koyuyoruz. Pastamız hazır. Bir süre (mesela birkaç saat) buzdolabında beklemesinde fayda var. Buzdolabından çıkarıp servis yapıyoruz. Afiyetle yiyoruz :)
Afiyet olsun!
30 Mayıs 2009
BROWNIE --KAKAOU DEĞİL ÇİKOLATALI KEK :)
Bir iki haftadır canım brownie istiyordu. Ama kendimi tutup bir süre yapmamaya çalıştım :) Tabii ki sonunda iradem kırıldı ve kendimi mutfakta buldum. Aslında dışarıdan bir brownie yeseydim çoktan bu isteğim körelmiş olurdu. Ama bu sefer inatla kendim brownie yapmak ve onu yemek istedim. Zaten son ekonomik durumlar ve gittikçe artan sağlıklı yaşam bilinci insanları birçok şeyi evde yapmaya yöneltiyor. Bence çok da iyi bir eğilim. İçinde ne olduğunu tam bilemediğimiz kekleri kahve yanında mideye indirmek ne kadar çekici olsa da evde yapılmışın yerini tutmaz. İnternette, yemek kitaplarında, dergilerde yüzlerce brownie tarifi bulunabilir. Ama ben bunların hiç birini uygulamadım ve tamamen kendi kafama göre bir kek yapmak üzere mutfağa girdim. Göz kararı ve iştah yönlendirmesiyle kendi tarifimi oluşturdum. Brownie’de normalde kullanılandan daha fazla un kullandım ve hiç kullanılmayan sütten biraz koydum. Keke biraz daha yakın, sıcak havalar için biraz daha uygun oldu.
Malzemeler:
200 gr tereyağı
210 gr bitter çikolata
( 3 kare çikolata kullanıyorum. Birini sütlü kullanabilirsiniz)
1 su bardağı toz şeker
3 yumurta
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
½ su bardağı süt
1 avuç fındık
Tereyağını eritiyoruz. Altını kapatıyoruz. İçine çikolataları kırarak ekliyoruz. Kare veya dikdörtgen çikolatalar 80 gr’lık paketlerde oluyor. Onlardan üç paket kullanıyorum. Aslında ikisini bitter birini sütlü çikolata kullandım ama bu tamamen isteğe bağlı. Erimiş tereyağının içine attığımız kırık çikolataları bir kaşıkla karıştırıyoruz. Tereyağının ısısıyla eriyor. Çikolatalar eridikten sonra şekeri ekleyip kaşıkla karıştırıyoruz. Daha sonra yumurtaları ekleyip karıştırıyoruz. Bu arada karışım biraz ılınmış olsa da, yumurtaların pişmemesi için yine de dikkat etmekte fayda var. Yani birer birer atıp hızlıca karışıma yedirmek iyi olur.
Büyük bir karıştırma kabına un, kabartma tozu ve vanilini eleyerek koyuyoruz ve çikolatalı karışımı içine alıp mikserle karıştırıyoruz. Buna da yarım bardak sütü ekleyip tekrar karıştırıyoruz. Son olarak irice kırdığımız fındıkları karışıma ekleyip kaşıkla şöyle bir karıştırıyoruz.
Fırın kabını tereyağıyla yağlayıp üstüne biraz da un serpiyoruz. Karışımı kaba alıp 160 dereceye ısıtılmış fırında, 30-45 dakika kadar pişiriyoruz. Bıçak batırınca temiz çıkıyorsa kek pişmiştir.
Kesmeden önce soğumaya bırakıyoruz. Fakat servis yaparken tekrar ısıtmak isteyebilirsiniz. O zaman brownie daha çekici oluyor. Mikrodalga fırınınız varsa onda, yoksa bir alimunyum folyoya sararak bir tavada ısıtabilirsiniz. Tabii ki üstüne dondurma ve çikolata sosu, süslemek için çilek veya nane yaprakları koyarak servis ederseniz tadı da görüntüsü de harika olur :)
Afiyet olsun!
27 Mayıs 2009
FANATİK KURABİYELER
Merhaba,
Uzun zamandır yazamadığımı biliyorum. Gerçi çok da fazla üretken değilim son aylarda. Daha çok, önceden uyguladığım tarifler oluyor yaptıklarım veya günlük bir şeyler. Yeni şeyler deneyip beğendiğimde resimlerini çekip saklıyorum ama bu sefer de bir türlü oturup yazacak ve siteye koyacak vakti bulamıyorum. Sonunda bulduğumda da nasıl yaptığımı tam hatırlamayabiliyorum :)
Bunlar da çok önceden yaptığım ve bir türlü siteye koyamadığım resimler. İş yoğunluğunun üstüne bir de bilgisayarım çökünce epeyce beklediler.
Fanatik babanın oğlunun 40'ı için yapılan kurabiyeler de böyle oluyor işte :) Epeyce fanatik baba olduğuna göre, fikir olabilir pek çok kişiye :)
Bu arada, bu şekilde kurabiye veya tatlı yapan herkes bunu yaşar mı bilmem ama o kadar çok kurabiye pişirince, çıkan kokular insana tatlı istetiyor. Eğer kurabiyeleri bir yere götürmek için yapıyorsanız, içinden ancak tadına bakabiliyorsunuz. Ama bu arada bir sürü tatlı geliyor aklınıza. Ama artık onları yapmaya haliniz olmuyor.
15 Şubat 2009
VİŞNELİ ve ELMALI TURTA
Hamur:
5 bardak un
2 çay kaşığı tuz
2 çay kaşığı toz şeker
2 paket (250 gr) margarin
¼ - ½ su bardağı buzlu su
İç malzeme:
1 kutu dondurulmuş vişne
4 elma
3 bardak tozşeker
1 kaşık tarçın
1 çorba kaşığı un
2,5 çorba kaşığı nişasta
½ limonun kabuğunun rendesi ve suyu
1 yumurta
1 kaşık süt
Daha önceki turta denememde, tarifteki ölçüyle hamuru yapınca, hem altına hem üstüne yetecek bir hamur olmamıştı. Benim hamuru açmamla ilgili bir sorun mu var diye düşümsem de, turta hamurunun da incecik olması çok mantıklı gelmiyor. Yoğun olarak meyveden oluşan bir tatlının, hamurunun da insanın ağzına gelmesi gerekir diye düşünüyorum. Yukarıdaki hamur malzemesi gözünüze fazla gelebilir. Ama artması, o kadar uğraştıktan sonra hamurun az gelmesinden iyidir diye düşündüm. Bu sefer başka bir hamur tarifini denedim. Memnun da kaldım. Tarif ölçüleri bunun tam yarısı kadardı (hamur için) ve
Turtanın hamuru için, su hariç tüm malzemeyi karıştırıyoruz. Mutfak robotu varsa, tüm malzemeyi birleşene kadar robotta karıştırıyoruz, biraz ekmek kırıntısı gibi kalacak, bu normal. Bir bardakta hazırladığımız buzlu suyu da, robot çalışırken, tüpünden yavaşça içeri döküyoruz, hamur kıvamına gelince su eklemeyi bırakıyoruz. Yarım bardaktan fazla su almaz. Bu karıştırma işlemi de 30 saniyeyi aşmazsa en iyisi. Ama benim gibi, şu anda robot kullanamıyorsunuz, klasik tarzda hamur yoğurma yöntemiyle yapmakta hiçbir sakınca yok. Ben yaptım oldu :) Yine tüm malzemeyi yoğurduktan sonra, en son suyu ekliyoruz. Hamuru iki parçaya bölüp streç filme sararak buzdolabına koyuyor ve yarım saat dinlendiriyoruz.
İç malzeme biraz değişik. Ben vişneyi de vişneli turtayı da çok severim. Ekşi meyveleri tek başına yiyemem ama bu şekilde tatlıda, özellikle de vişne çok hoşuma gider. Tabii mevsimi olmadığı için dondurulmuş vişne kullandım. Bir paket vişne turtanın içine az geliyor. Hem elma onun ekşiliğini dengeliyor. Elma-vişne birlikteliği doğaçlama gelişti ama sonuçta iyi ki koymuşum dedim, birbirlerini çok güzel dengelemiş.
Ben önce vişneli malzemeyi, üstüne elmaları koydum. Dilerseniz hepsini karıştırıp koyabilirsiniz. Elmaları küp küp doğrayıp üzerine biraz şeker ve tarçın dökerek karıştırın. Diğer kapta kalan iç malzemesini karıştırıyoruz.(Tabii vişneler çözüldükten sonra suyunu süzüp ekliyoruz)
Dolaptan soğumuş olan hamuru çıkarıp, güzelce unlanmış bir tezgaha alıp elimizle bastırarak yuvarlak şekil verdikten sonra turta kalıbınızdan iki-üç santim büyük olacak şekilde açıyoruz. Oklavayı ileri geri hareket ettirmeyip, tek bir yöne doğru yuvarlar, sonra kaldırıp tekrar yuvarlarsanız daha iyi sonuç alırsınız. Büyükçe bir yuvarlak olacağını ve bunu kaldırıp kalıba koyacağınızı düşünürseniz, tezgaha yapışmaması çok önemli. Hamurumuz hazır olunca yağlanmış turta kalıbına koyuyoruz, kenarlarından biraz sarkacak. Şimdilik onu ellemiyoruz. İç malzemeyi koyup, üst hamuru açarken buzdolabında bekletiyoruz. Üst hamuru kalıbımız ölçüsünde açıyoruz. Ben sevgililer gününe uygun olarak kalpli bir desen yaptım. Açtığımız hamuru bir yağlı kağıt üzerine alıp 15 dakika kadar buzdolabında bekletiyoruz. ( Soğuk hamurla çalışmak her zaman daha kolaydır ve şekil bakımından daha iyi sonuç verir.) Çıkarınca içinden kalıplarla kalpler kesiyor, turtamızın üzerine kapıyoruz. Kenarlardan sarkan hamuru da kullanarak üst ve alt hamuru parmaklarımızla güzelce birleştiriyoruz. Dilerseniz kestiğiniz kalpleri de kenarlara süs olarak koyabilirsiniz. Üzerine yumurta ve süt karışımını sürüp 250 dereceye ısıttığımız fırına koyuyoruz. 15 dakika sonra fırının ısısını 200 dereceye indiriyoruz, üstü kızarana ve meyvelerin suyu kabarcıklar yapmaya başlayana kadar pişiriyoruz. (Benim fırında yarım saat kadar daha pişti)
Fırından alınca soğumaya bırakıyoruz. En az 1-2 saat soğuması gerek. içi sulu olduğu için, kaynar halde yememek, ve kıvamın iyice oturmasını beklemek gerek.
Ben çok beğenerek yedim. Misafirlerimiz de çok beğendi. Ama küçük çocuklara veya çok tatlı sevenlere biraz ekşi gelebilir. vişneyi tatlılarda seviyorsanız bunu da beğenerek yiyeceğinize inanıyorum. Şimdiden afiyet olsun :)
21 Ocak 2009
EFE BEBEĞİN KURABİYELERİ
Geçen hafta kuzenimin bir oğlu oldu :) Ben de kuzenden halası oldum :)
Tabii bu kurabiyeler, annesi, babası, ailesi için oluyor daha çok. Bebek kurabiyesi desek de aslında anne kurabiyesi :)
O büyüsün, asıl o zaman çok eğleneceğiz onunla. Ne kurabiyeler, kekler yapacak ona halası :)
Efe bebeğin bahtı açık, talihi bol, sağllığı neşesi hep yerinde olsun!


