29 Haziran 2009

EN PRATİK PROFİTEROLLÜ PASTA


Profiterollü pastayı çok severim ama çok az yer güzel yapar. Her zaman da oralara gidip almak mümkün olmuyor. Kendin yapmak en iyi çözüm gibi geliyor. Ama pasta tabanı yapmak, profiterol toplarını, kremasını yapmak, içlerini doldurmak, sosunu ve pastanın kremasını hazırlamak gibi bir dizi iş gerekince bu da çok kolay gözükmüyor. Bunların hepsini yapmak epey meşakkatli. Ben de en pratik yoldan, tam da istediğim gibi olacak bir pasta hazırlamaya karar verdim. Bütün malzemeler hazır. Yalnızca birleştirmek ve damak zevkinize göre ayarlamak kalıyor size. Ben yaptım, çok memnun kaldın sonucundan. Yiyenler de epey beğendiler. Hem de hiç zaman harcamadan :)

Malzemeler

Hazır kakaolu pasta tabanı (3 katlı kullandım, 2 katlılar da olur)

2 poşet krem şanti

2 çay bardağı süt

1 kilo profiteröl (sosuyla toplarını ayrı koydurun)

1 bardak kabuksuz Antep fıstığı

Tabii bu malzemelerle pastanın nasıl yapılacağını anlamak için tarife pek gerek yok sanırım :) Ben profiterolü Carrefour’un pastan bölümünden alıyorum. Hem fiyatı uygun, hem tadı çok güzel hem de artık neredeyse hiçbir yerde yapılmayan bir şeyi yapıp, toplarla sosu ayrı kaplarda tutup, satarken birleştiriyorlar. Eskiden her yerde böyleydi. “Sosunu biraz bol koyun” derdik. Şimdi her yer hazır satıyor. Ama tabii her bölgede böyle yerler, belki mahallenin pastanesi bile olabilir.

3 katlı pasta tabanı kullandım ama bir katı o kadar inceydi ki ayırmak epey zor oldu. İki katlı da kullanabilirsiniz. İki poşet krem şantiyi iki çay bardağı sütle çırpıp buzdolabına koyuyoruz. Pasta tabanını servis tabağımıza koyup sütle ıslatıyoruz (her katı sütle ıslatacağız). Üstüne krem şanti sürüp, profiterol toplarını rastgele yerleştirdikten sonra üstünü tamamen kaplayacak şekilde sosundan döküyoruz. Ben profiterolde Antep fıstığına bayılırım. Bunun için soyulmuş Antep fıstığını bir süre suda bekletip, üstündeki kabukları rahatça çıkarabilirsiniz (tabii suda bekleyince tuzu da gidiyor). Üstüne biraz Antep fıstığı serpiştriyoruz. İkinci kata da krem şanti sürüp üstüne biraz Antep fıstığı serpiştirip biraz da sostan gezdiriyoruz. İki katlı pasta tabanı kullanıyorsanız bu aşamayı atlıyorsunuz tabii. Son katı da koyuyoruz. Üstünü krem şantiyle kaplıyoruz. Etrafına da yettiği kadar krem şanti sürüyoruz. Profiteroller biraz kalın bir kat yarattığı için tamamen kapatmaya çalışmaya gerek yok. Pastanın üstüne kekin çevresini kaplayacak şekilde profiterol toplarını diziyoruz ve çikolata sosuyla tamamen kaplıyoruz. Sosun kenarlardan akmasına izin verin. Çok düzenli değil de kenarlardan akan sos görüntüsü daha çekici oluyor. Yine Antep fıstığıyla biraz süslüyoruz ve dolaba koyuyoruz. Pastamız hazır. Bir süre (mesela birkaç saat) buzdolabında beklemesinde fayda var. Buzdolabından çıkarıp servis yapıyoruz. Afiyetle yiyoruz :)
Afiyet olsun!

30 Mayıs 2009

BROWNIE --KAKAOU DEĞİL ÇİKOLATALI KEK :)



Bir iki haftadır canım brownie istiyordu. Ama kendimi tutup bir süre yapmamaya çalıştım :) Tabii ki sonunda iradem kırıldı ve kendimi mutfakta buldum. Aslında dışarıdan bir brownie yeseydim çoktan bu isteğim körelmiş olurdu. Ama bu sefer inatla kendim brownie yapmak ve onu yemek istedim. Zaten son ekonomik durumlar ve gittikçe artan sağlıklı yaşam bilinci insanları birçok şeyi evde yapmaya yöneltiyor. Bence çok da iyi bir eğilim. İçinde ne olduğunu tam bilemediğimiz kekleri kahve yanında mideye indirmek ne kadar çekici olsa da evde yapılmışın yerini tutmaz. İnternette, yemek kitaplarında, dergilerde yüzlerce brownie tarifi bulunabilir. Ama ben bunların hiç birini uygulamadım ve tamamen kendi kafama göre bir kek yapmak üzere mutfağa girdim. Göz kararı ve iştah yönlendirmesiyle kendi tarifimi oluşturdum. Brownie’de normalde kullanılandan daha fazla un kullandım ve hiç kullanılmayan sütten biraz koydum. Keke biraz daha yakın, sıcak havalar için biraz daha uygun oldu.

Malzemeler:

200 gr tereyağı

210 gr bitter çikolata

( 3 kare çikolata kullanıyorum. Birini sütlü kullanabilirsiniz)

1 su bardağı toz şeker

3 yumurta

2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilin

½ su bardağı süt

1 avuç fındık

Tereyağını eritiyoruz. Altını kapatıyoruz. İçine çikolataları kırarak ekliyoruz. Kare veya dikdörtgen çikolatalar 80 gr’lık paketlerde oluyor. Onlardan üç paket kullanıyorum. Aslında ikisini bitter birini sütlü çikolata kullandım ama bu tamamen isteğe bağlı. Erimiş tereyağının içine attığımız kırık çikolataları bir kaşıkla karıştırıyoruz. Tereyağının ısısıyla eriyor. Çikolatalar eridikten sonra şekeri ekleyip kaşıkla karıştırıyoruz. Daha sonra yumurtaları ekleyip karıştırıyoruz. Bu arada karışım biraz ılınmış olsa da, yumurtaların pişmemesi için yine de dikkat etmekte fayda var. Yani birer birer atıp hızlıca karışıma yedirmek iyi olur.

Büyük bir karıştırma kabına un, kabartma tozu ve vanilini eleyerek koyuyoruz ve çikolatalı karışımı içine alıp mikserle karıştırıyoruz. Buna da yarım bardak sütü ekleyip tekrar karıştırıyoruz. Son olarak irice kırdığımız fındıkları karışıma ekleyip kaşıkla şöyle bir karıştırıyoruz.



Fırın kabını tereyağıyla yağlayıp üstüne biraz da un serpiyoruz. Karışımı kaba alıp 160 dereceye ısıtılmış fırında, 30-45 dakika kadar pişiriyoruz. Bıçak batırınca temiz çıkıyorsa kek pişmiştir.

Kesmeden önce soğumaya bırakıyoruz. Fakat servis yaparken tekrar ısıtmak isteyebilirsiniz. O zaman brownie daha çekici oluyor. Mikrodalga fırınınız varsa onda, yoksa bir alimunyum folyoya sararak bir tavada ısıtabilirsiniz. Tabii ki üstüne dondurma ve çikolata sosu, süslemek için çilek veya nane yaprakları koyarak servis ederseniz tadı da görüntüsü de harika olur :)

Afiyet olsun!

27 Mayıs 2009

FANATİK KURABİYELER


Merhaba,
Uzun zamandır yazamadığımı biliyorum. Gerçi çok da fazla üretken değilim son aylarda. Daha çok, önceden uyguladığım tarifler oluyor yaptıklarım veya günlük bir şeyler. Yeni şeyler deneyip beğendiğimde resimlerini çekip saklıyorum ama bu sefer de bir türlü oturup yazacak ve siteye koyacak vakti bulamıyorum. Sonunda bulduğumda da nasıl yaptığımı tam hatırlamayabiliyorum :)

Bunlar da çok önceden yaptığım ve bir türlü siteye koyamadığım resimler. İş yoğunluğunun üstüne bir de bilgisayarım çökünce epeyce beklediler.
Fanatik babanın oğlunun 40'ı için yapılan kurabiyeler de böyle oluyor işte :) Epeyce fanatik baba olduğuna göre, fikir olabilir pek çok kişiye :)



Bu arada, bu şekilde kurabiye veya tatlı yapan herkes bunu yaşar mı bilmem ama o kadar çok kurabiye pişirince, çıkan kokular insana tatlı istetiyor. Eğer kurabiyeleri bir yere götürmek için yapıyorsanız, içinden ancak tadına bakabiliyorsunuz. Ama bu arada bir sürü tatlı geliyor aklınıza. Ama artık onları yapmaya haliniz olmuyor.
Ben de bu kurabiyeleri yaparken canım tatlı bir şeyler istedi ve imdadıma buzluktaki çikolatalı çörekler yetişti. UNO böyle dondurulmuş ürünler çıkarmış. Hayat kurtarıcı olabiliyor, veya iştah kurtarıcı diyelim :) Blogları takip eden pek çok kişi kendi de evde kurabiyeyi başkasına götürmek için yaptığından, işe yarayabilir dedim. Ben tadından da memnun kaldım. Aklınızda olsun.

15 Şubat 2009

VİŞNELİ ve ELMALI TURTA

Hamur:

5 bardak un

2 çay kaşığı tuz

2 çay kaşığı toz şeker

2 paket (250 gr) margarin

¼ - ½ su bardağı buzlu su

İç malzeme:

1 kutu dondurulmuş vişne

4 elma

3 bardak tozşeker

1 kaşık tarçın

1 çorba kaşığı un

2,5 çorba kaşığı nişasta

½ limonun kabuğunun rendesi ve suyu

1 yumurta

1 kaşık süt

Daha önceki turta denememde, tarifteki ölçüyle hamuru yapınca, hem altına hem üstüne yetecek bir hamur olmamıştı. Benim hamuru açmamla ilgili bir sorun mu var diye düşümsem de, turta hamurunun da incecik olması çok mantıklı gelmiyor. Yoğun olarak meyveden oluşan bir tatlının, hamurunun da insanın ağzına gelmesi gerekir diye düşünüyorum. Yukarıdaki hamur malzemesi gözünüze fazla gelebilir. Ama artması, o kadar uğraştıktan sonra hamurun az gelmesinden iyidir diye düşündüm. Bu sefer başka bir hamur tarifini denedim. Memnun da kaldım. Tarif ölçüleri bunun tam yarısı kadardı (hamur için) ve 22.5 cm.’lik kalıp içindi. Kullandığım kalıp 30 cm’likti, iki kat hamur yaptım, biraz arttı. Bir-iki tane tek porsiyonluk turta yapılabilecek kadar.

Turtanın hamuru için, su hariç tüm malzemeyi karıştırıyoruz. Mutfak robotu varsa, tüm malzemeyi birleşene kadar robotta karıştırıyoruz, biraz ekmek kırıntısı gibi kalacak, bu normal. Bir bardakta hazırladığımız buzlu suyu da, robot çalışırken, tüpünden yavaşça içeri döküyoruz, hamur kıvamına gelince su eklemeyi bırakıyoruz. Yarım bardaktan fazla su almaz. Bu karıştırma işlemi de 30 saniyeyi aşmazsa en iyisi. Ama benim gibi, şu anda robot kullanamıyorsunuz, klasik tarzda hamur yoğurma yöntemiyle yapmakta hiçbir sakınca yok. Ben yaptım oldu :) Yine tüm malzemeyi yoğurduktan sonra, en son suyu ekliyoruz. Hamuru iki parçaya bölüp streç filme sararak buzdolabına koyuyor ve yarım saat dinlendiriyoruz.

İç malzeme biraz değişik. Ben vişneyi de vişneli turtayı da çok severim. Ekşi meyveleri tek başına yiyemem ama bu şekilde tatlıda, özellikle de vişne çok hoşuma gider. Tabii mevsimi olmadığı için dondurulmuş vişne kullandım. Bir paket vişne turtanın içine az geliyor. Hem elma onun ekşiliğini dengeliyor. Elma-vişne birlikteliği doğaçlama gelişti ama sonuçta iyi ki koymuşum dedim, birbirlerini çok güzel dengelemiş.



Ben önce vişneli malzemeyi, üstüne elmaları koydum. Dilerseniz hepsini karıştırıp koyabilirsiniz. Elmaları küp küp doğrayıp üzerine biraz şeker ve tarçın dökerek karıştırın. Diğer kapta kalan iç malzemesini karıştırıyoruz.(Tabii vişneler çözüldükten sonra suyunu süzüp ekliyoruz)

Dolaptan soğumuş olan hamuru çıkarıp, güzelce unlanmış bir tezgaha alıp elimizle bastırarak yuvarlak şekil verdikten sonra turta kalıbınızdan iki-üç santim büyük olacak şekilde açıyoruz. Oklavayı ileri geri hareket ettirmeyip, tek bir yöne doğru yuvarlar, sonra kaldırıp tekrar yuvarlarsanız daha iyi sonuç alırsınız. Büyükçe bir yuvarlak olacağını ve bunu kaldırıp kalıba koyacağınızı düşünürseniz, tezgaha yapışmaması çok önemli. Hamurumuz hazır olunca yağlanmış turta kalıbına koyuyoruz, kenarlarından biraz sarkacak. Şimdilik onu ellemiyoruz. İç malzemeyi koyup, üst hamuru açarken buzdolabında bekletiyoruz. Üst hamuru kalıbımız ölçüsünde açıyoruz. Ben sevgililer gününe uygun olarak kalpli bir desen yaptım. Açtığımız hamuru bir yağlı kağıt üzerine alıp 15 dakika kadar buzdolabında bekletiyoruz. ( Soğuk hamurla çalışmak her zaman daha kolaydır ve şekil bakımından daha iyi sonuç verir.) Çıkarınca içinden kalıplarla kalpler kesiyor, turtamızın üzerine kapıyoruz. Kenarlardan sarkan hamuru da kullanarak üst ve alt hamuru parmaklarımızla güzelce birleştiriyoruz. Dilerseniz kestiğiniz kalpleri de kenarlara süs olarak koyabilirsiniz. Üzerine yumurta ve süt karışımını sürüp 250 dereceye ısıttığımız fırına koyuyoruz. 15 dakika sonra fırının ısısını 200 dereceye indiriyoruz, üstü kızarana ve meyvelerin suyu kabarcıklar yapmaya başlayana kadar pişiriyoruz. (Benim fırında yarım saat kadar daha pişti)



Fırından alınca soğumaya bırakıyoruz. En az 1-2 saat soğuması gerek. içi sulu olduğu için, kaynar halde yememek, ve kıvamın iyice oturmasını beklemek gerek.

Ben çok beğenerek yedim. Misafirlerimiz de çok beğendi. Ama küçük çocuklara veya çok tatlı sevenlere biraz ekşi gelebilir. vişneyi tatlılarda seviyorsanız bunu da beğenerek yiyeceğinize inanıyorum. Şimdiden afiyet olsun :)

21 Ocak 2009

EFE BEBEĞİN KURABİYELERİ



Geçen hafta kuzenimin bir oğlu oldu :) Ben de kuzenden halası oldum :)
Tabii bu kurabiyeler, annesi, babası, ailesi için oluyor daha çok. Bebek kurabiyesi desek de aslında anne kurabiyesi :)
O büyüsün, asıl o zaman çok eğleneceğiz onunla. Ne kurabiyeler, kekler yapacak ona halası :)
Efe bebeğin bahtı açık, talihi bol, sağllığı neşesi hep yerinde olsun!

31 Aralık 2008

2009


MUTLU YILLAR!!!

22 Aralık 2008

BEZE



Bu aralar bir telaş içindeyiz. Kardeşimi, askere gönderiyoruz. Bu durum aniden ortaya çıktığı ve bize hazırlık için çok az zaman bıraktığı için, tüm mutfaklar ona çalışıyor bu birkaç gün. Ben de ona çikolatalı sufle yaptım. Her seferinde tutan bir tarifim olması büyük avanta tabii, tutmasa çok üzülürdüm.

Tabii anneler ve ablalar erkek çocukları askere gönderirken biraz telaşlı, endişeli oluyorlar. Ben de kendimi sürekli meşgul ederek bu telaşı atlatmaya çalışıyorum. Tabii meşguliyet de mutfakta oluyor benim için :). Sabahın sekizinde sufleyi hazırladıktan sonra artan yumurta beyazlarını da beze yapayım dedim. Birçok beze türü ve birçok beze tarifi var. Pişirilerek yapılanlar var, pudra şekeri kullanılan, toz şeker kullanılan, malzemeleri farklı olanlar var. Ben çiğden yapmayı seviyorum. Daha pratik geliyor. Bir yerde de bu şekilde yapılınca daha kıtır kıtır olduğunu okudum ama diğerini denemediğim için böyle bir karşılaştırmayı kendi adıma yapamam. Bu tarifle tam istediğim gibi oldu, kıtır kıtır da oldu.

Malzemeler

4 yumurta akı

4 çay bardağı toz şeker

Süsleme için; damla çikolata

Pembeler için; kırmızı gıda boyası

Bir yumurta akına bir çay bardağı şeker koymak gerekiyor. Ama yeni çay bardakları biraz büyük. Dün, bunu bile bile, şekerli olmasında bir sakınca görmeyerek bu ölçüyü kullandım. Ama bazıları çok sevdi, bazılarına fazla şekerli geldi. şeker zevkinize göre bu ölçüyü biraz azaltabilirsiniz.

Eğer yumurta akı artmış değil de sırf bu iş için yumurtaların beyazlarını ayıracaksınız, soğuk yumurtanın beyazını ayırmanın daha kolay olacağını hatırlatayım. Soğuk yumurta daha kolay ayrılır ama oda sıcaklığında yumurta daha güzel köpük haline gelir. Dolayısıyla, yumurtayı soğukken ayırıp, oda sıcaklığına getirdikten sonra kullanmak da fayda var. Önemli bir nokta da karıştırma kaplar. Plastik değil de cam veya çelik bir kap kullanmakta fayda var. Kullandığınız karıştırma kabı ve mikser uçlarının çok temiz ve kupkuru olması gerek.

Güzel bezenin sırrı önce yumurta aklarını çırpmak. Daha büyük bir kap içine sıcak su koyup, karıştırma kabını içine koyun, yumurta aklarını kaba alıp çırpmaya başlayın. Yumurta beyazları köpük gibi olana kadar çırpın. Mikseri durdurup ucuyla kıvamını kontrol edebilirsiniz. Karışımın içinden çıkarırken köpük gibi tepecikler çıkmalı. Çok sert olmaması gerekiyor. Daha sonra şekeri yavaş yavaş ekliyoruz. Aksi takdirde şeker içinde kıtır kıtır kalır. Barak bardak ekleyerek çırpmaya devam edin. Koyduğunuzu şeker iyice karışmadan yenisini eklemeyin. Şeker ve yumurta aklarını iyice çırpıyoruz. Katı bir kıvam elde edeceğiz. Bembeyaz, kaşıkla alıp ters çevirince düşmeyen bir kıvam. Bundan sonra istediğiniz gibi şekil vererek, yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz. Kaşıkla veya sıkma torbasına farklı uçlar takarak aralıklı kalacak şekilde tepsiye diziyoruz. Üstlerine birer damla çikolata koyuyoruz.

Renkliler için, yumurta beyazını çırptıktan sonra, şekeri eklemeden önce kürdanın ucuyla gıda boyası ekliyoruz. Bu aşamada rengi koyu bile olsa, şeker ve çırpma işlerleri sonucunda renk epeyce açılıyor.

Bezeleri düşük ısıda uzun süre pişirmek en iyi sonucu veriyor. 100 derecede 45 dakika–1 sat kadar pişiyorlar. Üstleri kurumuş ve kabarmış olacaklar. Fırından aldıktan sonra tepside soğumaya bırakıyoruz. Soğuyunca servis tabağına alıyoruz. Kıtır kıtır, ev yapımı, katkısız bezelerimizi gönül rahatlığıyla tüketiyoruz :)

Afiyet olsun!

16 Aralık 2008

ELMALI ALMAN ESMER EKMEK


Ne zamandır canım şu Alman ekmeklerinden istiyordu. Hani büyük marketlerde olur, kahverengi ve dikdörtgen, epey tok bir ekmektir, içinde çekirdekler vardır. Hep çok çekici gelir bana. Ama ithal ürünler biraz pahalı oluyor, çok sık alınamıyor :) Bu sefer de alacağım tuttu, o kadar bakındım, bir türlü bulamadım.

UNO yeni çıkardığı ekmekleri gönderdiğinde, bez torbadan çıkan Alman Esmer ekmeğini gördüğümde nasıl sevindim tahmin edin. Ben bu ekmeği çıkardığını da görmemiştim, zaten arayıp duruyordum, çok iyi oldu. Tabii ilk işim sabah kahvaltısında üstüne beyaz peynir sürüp yemek oldu :) Sonraysa kafamda dolanıp duran mutfak perileri işe koyuldu. “Bununla ne yapılır, ne yapılır?” diye... Hafta sonu uyandığımda aklıma bu elmalı fikir geldi. Hafta sonu kahvaltılarına değişik şeyler koymayı severim, meyveli şeyler koymaya da özen gösteririm. Aklıma bu elmalı tarif gelince hemen yaptım. Seonucundan memnun kaldım, pratik ve sağlıklı tarifler herkesin işine yarar diye düşünerek, geldim, siteme yazdım :)


Malzemeler:

2 dilim UNO Alman Esmer Ekmeği

2 ekşi elma

2 kaşık tereyağı

1 çay kaşığı tarçın

3 çorba kaşığı toz şeker

Bir avuç ceviz

Süslemek için pudra şekeri

Elmaları soyup ince ince dilimliyoruz. Küçük bir tencerede tereyağını eritip elmaları içine atıyoruz. Bir karıştırdıktan sonra tarçın ve şekeri ekleyip pişiriyoruz. Suyunu salarda biraz çekene kadar pişirin. Çok yumuşayıp biraz dişe gelmesi benin daha çok hoşuma gittiği için elmalar iyice yumuşamadan ateşten alıyorum. İçine elimle irice kırdığım cevizleri ekleyip şöyle bir karıştırıyorum. Sonra bir dilimi 100 gr olan Alman Esmer ekmeğini dörde böldüm. Üstüne suyu varsa biraz ondan gezdirip, elma dilimlerini ekmeklere bölüştürüyoruz. Üstlerini cevizle ve dilerseniz biraz pudra şekeriyle süsledikten hızlı ve sağlıklı atıştırmalığınız hazır. Herkesin bayram sonrası rejim günlerinde, çaya, kahveye gelecek misafirlere vicdan azabı çektirmeyecek sağlıklı ve lezzetli bir tarif :) Biraz daha kalorinin sakıncası yok derseniz, önceden ekmeklere biraz tereyağı sürüp fırında hafif ısıtabilirsiniz. Ama ben bu ekmeği sade yemeyi de sevdiğim için öyle bir işleme gerek duymadım :) Bu ekmek size çok hita etmiyorsa, tadını ailece çok beğendiğimiz Rus Çavdarlı ekmek dilimlerini de bu iş için kullanabilirsiniz. O da diğerlerinden daha tok bir ekmek çünkü.

Afiyet olsun!